ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonucu artan enerji maliyetleri ve bölgede süren askeri hareketliliğin Türkiye turizmine etkisi, sezonun açıldığı şu günlerde hissedilir oldu. Sektör temsilcileri, talebin yok olmasa da “beklemeye geçtiğini” belirterek turizm merkezlerindeki ekonomiyi canlı tutmak için uçuştan iç turizme desteğe kadar önerilerde bulunarak bir eylem planı hazırlanmasını istedi.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonucu artan enerji maliyetleri ve bölgede süren askeri hareketliliğin Türkiye turizmine etkisi, sezonun açıldığı şu günlerde hissedilir oldu. Sektör temsilcileri, talebin yok olmasa da “beklemeye geçtiğini” belirterek turizm merkezlerindeki ekonomiyi canlı tutmak için uçuştan iç turizme desteğe kadar önerilerde bulunarak bir eylem planı hazırlanmasını istedi.
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, tüm girdi kalemlerinde maliyet artışının oluşmasıyla sektörel faaliyetlerde yavaşlama olduğunu ama talebin şimdilik tamamen kaybolmadığını belirterek, “Talepteki beklemede seyahat edenlerin son yıllarda edindiği son dakika rezervasyon alışkanlığının etkisi var” dedi.
Rakip ülkelerin Türkiye aleyhine algı mühendisliği yürüttüğünü öne süren İşler, Cumhuriyet’te yer alan haberde, “Türkiye’nin güvenli destinasyon algısını uluslararası pazarlarda daha güçlü anlatmalıyız” dedi. Körfez destinasyonlarından daha batıya yönelen akıştan Türkiye’nin de payını alacağına dair güçlü beklenti taşıdıklarını söyleyen İşler, şu noktalara dikkat çekti:
İÇ PAZAR DESTEKLENMELİ
“Uçuş maliyetlerini kontrol altına alıp erişilebilirliği koruyarak tur operatörleri ile daha aktif bir iletişim süreci yürüterek, satış kanallarında esnek ve dinamik fiyatlama modelleri uygulayarak, iç pazarda talebi destekleyecek kampanya ve teşvikleri devreye alarak güçlü kalabiliriz.”
Turizmci Cem Kınay, mevcut durumun yeniden konumlanmak için bir fırsat olduğunu belirterek, kriz dönemlerinde güçlü dijital kampanyalarla ageresif bir pazarlama stratejisi izlemek gerektiğini vurguladı. Kınay, orta ve uzun vadede de Türkiye’nin pazar payı kazanması için şu önerileri paylaştı:
“TÜRKİYE HÂLÂ BÜYÜK ÖLÇÜDE DENİZ TURİZMİNE VE BELİRLİ PAZARLARA BAĞIMLI”
“Türkiye hâlâ büyük ölçüde deniz turizmine ve belirli pazarlara bağımlı. Gastronomi turizmi, sağlıklı ve uzun yaşam (longevity) turizmi, kültür rotaları hızla çeşitlendirilmeli. Bu şekilde hem sezon uzar hem de yüksek harcama yapan turist gelir.
Ulaşım olmazsa turizm olmaz; charter ve tarifeli uçuşlara hedefli teşvikler, yeni pazarlara direkt uçuş stratejisi, düşük maliyet – üst segment dengesi şart. Fiyat rekabetinden değer rekabetine geçmeli, küçük esnafı sistemin içine entegre etmek için destinasyon bazlı gelir paylaşım modelleri geliştirmeliyiz.”
Yorum Yap